Reklam
Reklam Bütçeniz Tam Olarak Nereye Gidiyor?
Reklam veriyor ama müşteri gelmiyorsa sorun genelde bütçede değil. Bütçeyi sessizce tüketen üç sızıntı ve her birini bir günde ölçme yöntemi.

"Aylık otuz bin lira reklam veriyoruz, telefon çalmıyor." Bu cümleyi son bir yılda o kadar çok duyduk ki, artık ilk sorumuz bütçeyle ilgili olmuyor.
Çünkü bütçe nadiren asıl sorundur. Reklam bütçesi bir hortuma benzer: sonunda su çıkmıyorsa, önce hortumun neresinde delik olduğuna bakarsınız, basıncı artırmazsınız.
Bütçeyi sessizce tüketen üç sızıntı var ve üçü de bir günde ölçülebilir.
Birinci Sızıntı: Tıklama Sonrası Boşluk
Reklam işini yapar, insanı sitenize getirir. Sonra ne oluyor?
Çoğu işletmede reklam, ana sayfaya gider. Ana sayfa ise reklamda vaat edilen şeyi tekrarlamaz. İnsan "Antalya'da deniz manzaralı daire" reklamına tıklar, karşısına şirketin kuruluş hikâyesi ve altı hizmet başlığı çıkar. Aradığı şeyi bulmak için üç tık daha atması gerekir ve atmaz.
Ölçme yöntemi basit: kendi reklamınıza telefondan tıklayın ve kronometre tutun. Vaat edilen bilgiye ulaşmanız beş saniyeden uzun sürüyorsa, ödediğiniz tıklamaların çoğu zaten kaybolmuş demektir.
Çözüm yeni bir site değil. Her kampanya için o kampanyanın vaadini ilk ekranda karşılayan tek bir sayfa yeterlidir.
İkinci Sızıntı: Yanlış Dilde Doğru Kitle
Yabancı müşteri hedefleyen kampanyalarda sık görülen bir durum var: hedefleme doğru kurulmuş, görsel iyi, ama metin Türkçeden çevrilmiş.
Çeviri metin, o dili ana dili olarak konuşan biri için hemen belli olur. Belli olduğu anda da reklamın güvenilirliği düşer. Aynı bütçe, aynı kitle, daha düşük dönüşüm.
Burada test etmesi kolay bir şey var. Reklam metnini o dili konuşan bir kişiye gösterin ve tek soru sorun: bunu bir Türk firması mı yazmış, yoksa yerel bir firma mı. Yanıt hemen geliyorsa metni yeniden yazmak gerekir.
Üçüncü Sızıntı: Ölçülmeyen Aşama
Çoğu işletme tıklama sayısını ve maliyetini bilir. Kaç kişinin WhatsApp'a yazdığını, kaçına dönüldüğünü ve kaçının randevuya dönüştüğünü bilmez.
Bu bilinmediğinde optimizasyon körlemesine yapılır. Platform "en çok tıklama getiren" reklamı öne çıkarır, siz de tıklama başına ödediğiniz için memnun olursunuz. Oysa en çok tıklayan kitle, en çok satın alan kitle olmak zorunda değildir.
En basit çözüm bir tablo. Tarih, kampanya, gelen mesaj sayısı, dönülen mesaj sayısı, randevu, satış. Bir ay tutulan böyle bir tablo, çoğu işletmede hangi kampanyanın gerçekten para kazandırdığını ilk kez gösterir.
Bütçeyi Artırmanın Doğru Zamanı
Bütçe artırımı, bir kampanya kârlı olduğu kanıtlandıktan sonra yapılır. Öncesinde yapılan her artış, aynı sızıntıdan daha hızlı su kaybetmek anlamına gelir.
Sıralama şu olmalı: önce tıklama sonrası sayfayı düzeltin, sonra metni yerelleştirin, sonra dönüşümü ölçün. Bu üçü tamamlandığında aynı bütçenin getirdiği talep sayısı genelde belirgin biçimde artar. Ancak o noktadan sonra bütçe artırmak mantıklı olur.
Bir Haftalık Kontrol
Yarın başlayıp bir hafta içinde bitirebileceğiniz bir kontrol listesi: kendi reklamınıza tıklayıp süre tutun, reklam metnini hedef dili konuşan birine okutun, gelen mesajları bir tabloya işlemeye başlayın.
Bu üç adım hiçbir ek bütçe gerektirmez ve çoğu durumda kampanyanın en zayıf halkasını ilk haftada ortaya çıkarır.
- Meta Ads
- Google Ads
- reklam yönetimi
beyworks ekibi
Strateji, prodüksiyon ve dijital büyümeyi tek çatıda toplayan kreatif ajans.
İlgili Yazılar
Videolarınız İlk Üç Saniyede Kaybediliyor
İzlenmeyen videoların çoğunda sorun kurguda değil açılışta. İşe yarayan beş açılış kalıbı ve kendi videonuzu test etmenin en hızlı yolu.
Yazıyı OkuRus Hastalar Kliniğinizi Neden Bulamıyor?
Rusça konuşan hastalar aramaya nerede başlıyor, hangi üç soruyu soruyor ve süreci hangi aşamada bırakıyor? Klinikler için somut bir kontrol listesi.
Yazıyı OkuÇok Dilli Siteniz Google'ı Neden Karıştırıyor?
Diller eklendi ama yabancı aramada görünmüyorsunuz. Çok dilli sitelerde en sık yapılan dört yapı hatası ve doğru kurulumun temel kuralları.
Yazıyı Oku